Mutlu Bebeklerin Cimcime Anneleri
gezi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
gezi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
21 Nisan 2013 Pazar
ITALYA / BOLOGNA Gezimizden minik notlar..
Geçen sene bu zamanlar yazdığım ama tembellikte yayınlamadığım İtalya Gezimizin notlarını artık paylaşmalıyım.. O zamanlar İpek'ime hamileymişim şimdi ise miniğim 5. ayının içinde. işte İtalya gezimisin ilk duraği BOLOGNA
2012 Nisanın ilk haftasında bir İtalya Gezisi yaptık eşimle.
Öyle Tur'la falan değil, kendi kafamıza göre hem iş hem gezi şeklinde yorucu ama gayet güzel bir gezi oldu..
Aslında eşimin işi Bologna gidiş - dönüşü ile nihayete erecekti taa ki ben peşine takılana kadar :) orayı da görsek mi buraya da gitsek mi yedim bitirdim başının etini.. sonuçta , Bologna, Venedik, Milano 'yu görüp de geldik fena mı :)
Evet başlıyorum ;
Öncelikle aslında biz Bolognadan gidip yine dönüşü Bolognadan yapacaktık aradaki günlerde de Venedik ve Milano 'ya uğrayacaktık yanlız, uçak biletleri tahminimizden pahalı olunca Venedik gidiş - dönüş olarak ayarladık gezimizi. İstanbuldan doğruca Venedik'e uçtuk.. Marco Polo havaalanından doğruca Mestre Tren istasyonuna giden otobüs için bilet aldık. Bu arada neye binerseniz binin aldığınız tüm biletleri okutmanız gerekiyor. Sakın okutmadan ulaşım aracına binmeyin çünkü cezası var. Tren veya otobüs hiç farketmez aklınızda olsun..
Beklenen trenimiz geldi, bindik bir güzel :) 2 saatte , tıngır mıngır vardık Bologna'ya. Bologna Çok güzel bir şehir..Bolognayı baştan sona gezmek için bence sacede 1 gün yeterli.. Otelimizi Şehrin merkezine 5 dk yürüme mesafesinde bir bölgeden tercih ettik. Tren istasyonuna da yakındı..Bunun için http://www.booking.com/ 'a gerçekten teşekkürler.. Ayarladığımız bütün oteller temiz , merkezde ve uygun fiyatlıydı..
Bologna da en öne çıkan özellik nedir derseniz, Yamuk kuleleri ve Piazza Maggiore’de ki cıbıldak Neptün Çeşmesi.. Zaten Şehrin merkezi Piazza Maggiore çok ufak bir alana sahip, bu alanda bahsettiğim Neptün Çeşmesi, Muhteşem ; San Petronio bazilikası yanında da Meclis binası mevcut.
Gitmeden önce , Bologna'da Türk Restorantı diye aratmıştım internetten ve karşıma biyer çıkmıştı. Bende adresini falan yanıma aldım.. Gittiğiniz de mutlaka uğrayın. Sahibi Ordu'lu şirin bir amca.. Eşi ve 2 oğlu ile dükkanlarını çekip çeviriyorlar, Ev yemekleri var ama Döneri hepsinden güzel. Birde benim gibi domuz eti yemiyorsanız gönül rahatlığı ile karnınızı doyurabilirsiniz..
Adresi: TURKISH DELIGHT - Via İrnerio 18 a-b Bologna
Gel gelelim, Bologna bir üniversite şehri olduğu için haliyle heryer Öğrenci dolu.. Ama üniversite şehri olması Pahalı olmasını değiştirmiyor ne yazık ki.. Oldukça pahalı bir ülke olan İtalya'ya giderken cebiniz dolu olsun :) neresine giderseniz gidin herşey oldukça tuzlu çünkü..Acıdım öğrencilere ne yalan söyliyim..
Bologna 'da da alışveriş yapılabilecek ünlü markaların bulunduğu pasajlar var.. Ama dediğim gibi çok pahalı.. sorsanız değermi, Vallahi değmez.. Türkiyeden alın daha iyi..
Neptün Çeşmesinin hemen çaprazında, şehir turu yapabileceğiniz City Tur'lar mevcut..
dilerseniz onlarla bütün gün gezebilirsiniz..
Neptün 'ün yine çaprazında kalan Palazzo del Podesta ise çok ilginç.. Bir arkadaşınızla gidin, çapraz olarak Kemerin altında durun. ve birşeyler fısıldayın .. Sizin bile zor duyduğunuz fısıltınız çapraz kemerin altındaki kişinin kulağına öyle net gidiyor ki.. inanamadım.. çok güzel ve eğlenceli geldi..
Deneyiniz :)
Ama ama ama , Bologna 'ya gidip o deli dondurmadan yemeden dönen olursa affedemem..
Hayatımda ben böyle güzel bir dondurma yemedim.. ye-me-dim..
Yamuk Kulelerin hemen altında küçük bir dükkan büyük bir lezzet..
''Gelateria Gianni''
Adresi : Via San Vitale, 2 Bologna
Birde size bir adres daha veriyim dondurmacı için, Neptün çeşmesini tam arkanıza alın, caddenin solundan kemerlerin altından yürüyün Calzedonia 'nin sokağından içeri girin 50-60 metre sonra Palace Oteli'in yanında minicik bir dükkanları daha var...
O kadar gittin Makarna , Pizza yemedin mi diyeniniz varsa.. Bekleyin Venedik Yazımı.. Muhteşem tadlar.. Muhteşem Pizzalar yedim..Tabi kiii Vegeterian idiler :) ve çok lezzetli idiler :)
14 Haziran 2012 Perşembe
Tembel Cimcime..
Evet çok haklısınız, çok tembel oldum son zamanlarda..
Gelen e- mailleriniz içinde çok teşekkür ederim :) merak etmeyin gayet iyiyim sadece tembelim :)
Aslında size anlatacak bir sürü şey birikti..
İtalya turu yaptım, ufacık bir Almanya gezisi yaptım, Çok güzel yerler gördüm..
Hepsini tek tek anlatıcam... hatta aslında yazılarım hazır taslaklarımda duruyor.. Sadece Üşengeçliğimden :( fotoğrafları bilgisayara henüz yüklemediğimden , yazılarımı da fotoğrafsız yayınlamak istemediğimden bi türlü size ulaştıramadım...
Şimdi sizlerle yeni bir şey yapıcaz tabi ki eğer isterseniz:) Mutlaka sizi büyüleyen , bir daha bir daha gitmek istediğiniz, Ya bizimkilere de söylesek gitseler dediğiniz bir yerler mutlaka vardır..
Bu bir mekan olabilir, bir tatil beldesi olabilir, yurtdışı gezisi olabilir..Anadolunun en ücra köşesi bile olabilir... Hatta bir düğün mekanı olabilir,Ucuz alışveriş mekanı olabilir vs vs.. Alan çok geniz ve size kalmış..
Nereyi bizimle paylaşmak isterseniz yazın..
Yazılarınızı Word' de hazırlayıp fotoğraflı olmak kaydıyla elbette, Adınızı soyadınızı dilerseniz rumuz da kullanabilirsiniz ama (Adsız olmasın lütfen) bana mail atıyorsunuz..
bende hepsini tek tek yazıyorum..
Yazılar, incelendikten sonra, yayınlanacaktır..
gezenticimcime@gmail.com buradan sürekli iletişim halinde oluruz...
1 Sosyal Mesaj :) Havalar çok sıcak kendinize dikkat edin.. e birde ne diyoruz, '' Sokaktaki küçük dostlar için, kapımızın önüne bir kap su lütfen ''
Yazılarınızı bekliyorum....
Gelen e- mailleriniz içinde çok teşekkür ederim :) merak etmeyin gayet iyiyim sadece tembelim :)
Aslında size anlatacak bir sürü şey birikti..
İtalya turu yaptım, ufacık bir Almanya gezisi yaptım, Çok güzel yerler gördüm..
Hepsini tek tek anlatıcam... hatta aslında yazılarım hazır taslaklarımda duruyor.. Sadece Üşengeçliğimden :( fotoğrafları bilgisayara henüz yüklemediğimden , yazılarımı da fotoğrafsız yayınlamak istemediğimden bi türlü size ulaştıramadım...
Şimdi sizlerle yeni bir şey yapıcaz tabi ki eğer isterseniz:) Mutlaka sizi büyüleyen , bir daha bir daha gitmek istediğiniz, Ya bizimkilere de söylesek gitseler dediğiniz bir yerler mutlaka vardır..
Bu bir mekan olabilir, bir tatil beldesi olabilir, yurtdışı gezisi olabilir..Anadolunun en ücra köşesi bile olabilir... Hatta bir düğün mekanı olabilir,Ucuz alışveriş mekanı olabilir vs vs.. Alan çok geniz ve size kalmış..
Nereyi bizimle paylaşmak isterseniz yazın..
Yazılarınızı Word' de hazırlayıp fotoğraflı olmak kaydıyla elbette, Adınızı soyadınızı dilerseniz rumuz da kullanabilirsiniz ama (Adsız olmasın lütfen) bana mail atıyorsunuz..
bende hepsini tek tek yazıyorum..
Yazılar, incelendikten sonra, yayınlanacaktır..
gezenticimcime@gmail.com buradan sürekli iletişim halinde oluruz...
1 Sosyal Mesaj :) Havalar çok sıcak kendinize dikkat edin.. e birde ne diyoruz, '' Sokaktaki küçük dostlar için, kapımızın önüne bir kap su lütfen ''
Yazılarınızı bekliyorum....
22 Kasım 2011 Salı
Tarihi Vefa Bozacısında, Vefalı dostlarla..
Ben küçükken, çok korkardım bozacıdan..Hatırlayanınız var mıdır bilmem, mahalleden geçerken '' Boza Boooooooozz'' diye bağırırdı bozacılar.. O'nu lacivert pelerinli, uyumayan çocukları evlerinden alıp pelerininin içine saklayan bir canavar sanırdım. Çocukluk işte..Yıllar böyle geçip gitti.. Taa ki... Ta ki Yıllar sonra tüm cesaretimi toplayıp, tam evin önünden geçerken, pencereye koşup O'nu görene kadar..
Aslında yıllarca korktuğum o canavarın, kendi halinde munis bir amca olduğunu anlamamla hayallerimin ( kabuslarımın) yıkılması bir oldu.. Sevinmelimiydim yoksa benim için tam bir hayal kırıklığımıydı bilememiştim..
Hımm gevezeliğim tuttu yine :) Bunları neden anlatıyorum, hemen söyliyim hafta sonu Tarihi Vefa Boza Bozacısındaydım :)
Bizimkiler bozaları alırken, hemen karşı kaldırımdaki lebleciye koştum.. Leblebilerimizi temin ettik.. Hafiften yağmurda başladı bir yandan.. Elimizde bozalarımız, yağan yağmurumuz ve biz :) pek mutluyduk pek.. Geçmişten bir tat ve geçmeyecek bir gelenekti bizim için boza..
Amatörce çektiğim bir kaç fotoğrafım var sizlere..
Pek bir faideliymiş efendim kendileri..
Bu şekerlerde lebleci dükkanın önünden, sahi ne severdik küçükken.. Gitmemiş bir yere oradaymış hep..
aaa bu arada unutmadan benim içinde leblebili bol tarçınlı bir boza içerseniz fotoğraflarınızı mailime beklerim :)
Aslında yıllarca korktuğum o canavarın, kendi halinde munis bir amca olduğunu anlamamla hayallerimin ( kabuslarımın) yıkılması bir oldu.. Sevinmelimiydim yoksa benim için tam bir hayal kırıklığımıydı bilememiştim..
Hımm gevezeliğim tuttu yine :) Bunları neden anlatıyorum, hemen söyliyim hafta sonu Tarihi Vefa Boza Bozacısındaydım :)
Bu güzel mekana bakınca,'' hımmm demek çocukları kapattıkları kale burasıydı '' diye düşünmemle kendime gelip gülümsemem bir olmuştu ilk geldiğimde..
Bizimkiler bozaları alırken, hemen karşı kaldırımdaki lebleciye koştum.. Leblebilerimizi temin ettik.. Hafiften yağmurda başladı bir yandan.. Elimizde bozalarımız, yağan yağmurumuz ve biz :) pek mutluyduk pek.. Geçmişten bir tat ve geçmeyecek bir gelenekti bizim için boza..
Leblebiciden döndükten hemen sonra ;
Amatörce çektiğim bir kaç fotoğrafım var sizlere..
Pek bir faideliymiş efendim kendileri..
Bu şekerlerde lebleci dükkanın önünden, sahi ne severdik küçükken.. Gitmemiş bir yere oradaymış hep..
aaa bu arada unutmadan benim içinde leblebili bol tarçınlı bir boza içerseniz fotoğraflarınızı mailime beklerim :)
13 Kasım 2011 Pazar
İstanbul'un Fethine şahit olmak...
Bugünkü gezi yerim PANORAMA 1453 TARİH MÜZESİ idi.
Açıkçası giderken neyle karşılacağım ile ilgili en ufak bir bilgim yoktu. Aslında iyiki de yoktu.
Öncelikle bu kadar yoğun ilgi gösterildiğini hiç tahmin etmemiştim. Aracımızı park ettik ve doğruca binadan içeri girdik.. Müzeye adım atar atmaz çok değişik bir atmosfer bekliyor sizi.
İstanbulun fethini her detayıyla anlatan çok güzel bir müze.Bu arada girişte hemen solda 5 TL ye kiralayabileceğiniz sesli rehberinizi almayı unutmayınız. en üst kata çıktığınızda çok işinize yaracak.
Giriş katında ve altında Fatih Sultan Mehmet'in İstanbul'un fethi ile ilgili izlediği strateji, Şehrin yeniden kurulması ve düzenlenmesi için yapılan çalışmalar, fetihlerle geçen bir hayatın hikayesi ve geniş ufuklu bir şair Fatih ile tanışacaksınız..
1204 yılında Haçlıların tahribatına uğrayan İstanbul, bir daha kendini toparlayamamıştı. Osmanlı için, İstanbul'un korunması fetih kadar önemliydi. İstanbul'un Fethini küçük, İmarını büyük savaş ilan eden Fatih,Şehrin gerçek kurucularındandır.Dini hoşgörüsü ile bir çok farklı dinden insanın bir arada yaşaması için uygun yaşam şartlarını sağlamıştır.
Muhteşem yüzyılı izleyenler bu ismi hatırlarlar sanırım filmdeki karekterin dedesi falan olmalı ki isimleri aynı ; Matrakçı Nasuh efendinin elinden çıkmış, 1538 'de yapılmış İstanbul'a ait bir şehir planı ;
Evet gelelim, müzeye ismini veren panoramik kata. Dünyada şuan 30 'a yakın panoramik müze bulunmaktadır. 1453 Panoramik Tarih müzesini dünyada ki benzerlerinden ayıran özellikleri ise, hem yatay hem dikey olarak tam panorama olmasıdır. 360 derece kesintisiz, çerçevesiz ve sınırsız. Ve böylece sizi doğrudan fetihin içine alıyor. Kendinizi, Top ateşlerinin ortasında, Fatih Sultan Mehmet'in tam karşısında buluveriyorsunuz. 21 yaşında gencecik bir hükümdar..Bir yanınızdan yaralılar taşınıyor kağnılarla , arkanızda Ulubatlı Hasan dikiveriyor bayrağı kalenin en tepesine..
Farkındaysanız hala orda kalmış gibiyim.. Çok etkileyici ve görülmesi gereken bir müze. Ses efektleri çok güzel ama biraz daha arttırılsa daha iyi olurmuş sanırım. Bu arada müzeye girerken kiraladığımız sesli rehberimiz, yürüdüğümüz noktadaki karşımıza çıkan görselleri bize anlattı. Bu yüzden de resimlerde anlatılmak istenenleri ve fark etmediğimiz detayları gözden kaçırmamış olduk..
Bir kaç fotoğraf çekebildim..
En kısa sürede gitmelisiniz.
Adresi : Topkapı Kültür Parkı Merkez Efendi mah.Topkapı (Topkapıdaki eski İstanbul Otogarının oldugu mevkiide)
Tam : 5 TL
Öğrenci : 3 TL
www.panoramikmuze1453.com
Mutlu haftalar...
Açıkçası giderken neyle karşılacağım ile ilgili en ufak bir bilgim yoktu. Aslında iyiki de yoktu.
Öncelikle bu kadar yoğun ilgi gösterildiğini hiç tahmin etmemiştim. Aracımızı park ettik ve doğruca binadan içeri girdik.. Müzeye adım atar atmaz çok değişik bir atmosfer bekliyor sizi.
İstanbulun fethini her detayıyla anlatan çok güzel bir müze.Bu arada girişte hemen solda 5 TL ye kiralayabileceğiniz sesli rehberinizi almayı unutmayınız. en üst kata çıktığınızda çok işinize yaracak.
Giriş katında ve altında Fatih Sultan Mehmet'in İstanbul'un fethi ile ilgili izlediği strateji, Şehrin yeniden kurulması ve düzenlenmesi için yapılan çalışmalar, fetihlerle geçen bir hayatın hikayesi ve geniş ufuklu bir şair Fatih ile tanışacaksınız..
1204 yılında Haçlıların tahribatına uğrayan İstanbul, bir daha kendini toparlayamamıştı. Osmanlı için, İstanbul'un korunması fetih kadar önemliydi. İstanbul'un Fethini küçük, İmarını büyük savaş ilan eden Fatih,Şehrin gerçek kurucularındandır.Dini hoşgörüsü ile bir çok farklı dinden insanın bir arada yaşaması için uygun yaşam şartlarını sağlamıştır.
Muhteşem yüzyılı izleyenler bu ismi hatırlarlar sanırım filmdeki karekterin dedesi falan olmalı ki isimleri aynı ; Matrakçı Nasuh efendinin elinden çıkmış, 1538 'de yapılmış İstanbul'a ait bir şehir planı ;
Evet gelelim, müzeye ismini veren panoramik kata. Dünyada şuan 30 'a yakın panoramik müze bulunmaktadır. 1453 Panoramik Tarih müzesini dünyada ki benzerlerinden ayıran özellikleri ise, hem yatay hem dikey olarak tam panorama olmasıdır. 360 derece kesintisiz, çerçevesiz ve sınırsız. Ve böylece sizi doğrudan fetihin içine alıyor. Kendinizi, Top ateşlerinin ortasında, Fatih Sultan Mehmet'in tam karşısında buluveriyorsunuz. 21 yaşında gencecik bir hükümdar..Bir yanınızdan yaralılar taşınıyor kağnılarla , arkanızda Ulubatlı Hasan dikiveriyor bayrağı kalenin en tepesine..
Farkındaysanız hala orda kalmış gibiyim.. Çok etkileyici ve görülmesi gereken bir müze. Ses efektleri çok güzel ama biraz daha arttırılsa daha iyi olurmuş sanırım. Bu arada müzeye girerken kiraladığımız sesli rehberimiz, yürüdüğümüz noktadaki karşımıza çıkan görselleri bize anlattı. Bu yüzden de resimlerde anlatılmak istenenleri ve fark etmediğimiz detayları gözden kaçırmamış olduk..
Bir kaç fotoğraf çekebildim..
En kısa sürede gitmelisiniz.
Adresi : Topkapı Kültür Parkı Merkez Efendi mah.Topkapı (Topkapıdaki eski İstanbul Otogarının oldugu mevkiide)
Tam : 5 TL
Öğrenci : 3 TL
www.panoramikmuze1453.com
Mutlu haftalar...
6 Eylül 2011 Salı
İstanbul'da Hatay Sofrası..

Güzel bir pazar kahvaltısı için son zamanlarda çok sık uğrar olduğumuz bir mekan Akdeniz Hatay Sofrası.. Açıkçası boğazda yapılan tek düze kahvaltı çeşitlerinden sonra, İstanbulun göbeğinde böyle lezeetlerle karşılaşmak çok sevindirici geldi bize..
Onlar için önemli olan, Menülerini büyük bir lezzetle yemeniz..
Sıcak kanlı ve bir o kadar ilgili Personel kadrosu ve İşletme sahipleri Sayın Deveci ailesine burdan Teşekkür etmek istiyorum bize tattırdıkları 151 çeşit kahvaltı sofraları için..
Öncelikle yediğiniz herşey inanılmaz lezzetli.. Bir şeyde kötü olurmu diye neredeyse herşeyin azar azar tadına baktık.. Tabi ki, kahvaltı sonunda masadan kalkmamız güçleşti ama sağolsunlar ikram ettikleri Dut Şerbetleri midemizi hafifletmeye yetti bile..
Favorim Taş Kadayıf tatlısı deneyin mutlaka..

Hafta içi 51, Hafta sonları 151 Çeşitten oluşan zengin bir kahvaltı menüsüne sahipler.. Bunun yanında, Akşam saatlerinde uğramak isterseniz eğer benim için de Deveci Tuzda Tavuk yanına da o harika Perde pilavını tatmanızı tavsiye derim..
Elbette bununla sınırlı kalmayan muhteşem bir menüleri var..
Ayrıca, Kendilerine ait '' Antakya Bakkalı'ından '' yine kendi üretimleri olan, Zeytin, Zeytinyağı, Sabun, Gül şerbetleri, bide adını birtürlü ezeberleyemediğim o muhteşem kurabiyelerinden alabilrisiniz..

İşte size kahvaltı soframızdan bir kaç görüntü..


Bundan sonrası size kalmış..
Afiyet olsun efenim :)
9 Ağustos 2011 Salı
Bir Aşk'tır Ayvalık..
Hala eşsiz hala güzel..
Bir AŞK 'tır Ayvalık..
Eski adı Ayvalık Şehir klubü, yeni ismiyle Deniziçi Kafe'da yenen tadı damaklarda kalan gerçek ayvalık tostu..
Cunda'nın o daracık sokaklarında kurulan birbirinden güzel otlarla sofranızı donatabileceğiniz minik semt pazarı..
Cunda Sahilinde önünde uzun kuyruklar oluşturan, sabrınız varsa tadabileceğiniz Saki'nin eşsiz Lokması..
Cunda Sahilinde önünde uzun kuyruklar oluşturan, sabrınız varsa tadabileceğiniz Saki'nin eşsiz Lokması..
Güneş'in en güzel battığı yer.. Şeytan sofrası..
Parıl parıl deniziyle Sarımsaklı Plajı..
Ve Tabiki vazgeçilmez tekne turları..
Eski bir Rum kenti Ayvalık.. Yıllar Yıllar geçmesine rağmen Mimarisini kimsenin bozamadığı, belki de bozmaya kıyamadığı aslına sadık kalınan Ege 'nin incisi..
Öyle Çok süslü püslü olmanıza gerek yok Ayvalıkta.. Şortunuzun üstüne Bir tişört birde altına sandaletlerinizi giydiniz mi sizden daha şıkı yok ..
Ayvalıklı olmak zor değil örneğin,duyduğunuz da başta tebessüm ettiren ama içten ve bir okadar doğal Ayvalık şiğvesine hemen alışıverirsiniz benden söylemesi..
Çamlık'ta oturup benden bir Çay için demli demli.. Akşam üstü yanınızdan geçen takaların sesi eşliğinde...
Kimine göre kaçış kimine göre hayatın tam merkezi Ayvalık'a benden de bir selam götürün giderken..
Sahi, en sevdiklerim orda beni beklerler...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

















